Mevlana Takvimi
Avsnitt

HZ. MAHMUD SÂMİ RAMAZANOĞLU (K.S.)-7-23 EKİM 2026-MEVLANA TAKVİMİ

Dela

İlk, orta ve lise tahsîlini Adana’da tamâmlayan Hz. Sâmî (k.s.),

yüksek tahsîlini İstanbul’da yaparlar. Hukuk Fakültesini birincilikle

bitiren Hz. Sâmî (k.s.), bu arada bir müddet Gümüşhâneli

Dergâhı’na devâm ederler. Bu sırada Bâyezıd dersiâmlarından

Rüşdü Efendi (Eski Beşiktaş müftüsü Merhûm Fuat Çamdibi

Hocanın babası): “Sâmî Evlâdım, gel seni Şeyhülmeşâyih Es‘âd

Erbilî Hazretlerine götüreyim.” der. Bu teklifi kabûl eden Efendi

Hazretleri, Rüşdü Efendi ile berâber Kelâmî Dergâhı’na giderler.

Bu ilk karşılaşmanın devâmını kendileri şöyle anlatıyorlar:

“Üstâdımızın huzûruna varıp ellerini öptük. Rüşdü Efendi Hoca:

“Üstâdım bu getirdiğim genç Gümüşhâneli Ahmed Ziyâeddin

Efendi’nin evlâdlarından Adanalı Sâmî Efendi”, deyince; birden

Üstâdımız Es‘âd Efendi Hazretleri: “Hayır! O bizim evlâdımız” buyurdular.

Ve orada devâm ettiğim evrâdın ne olduğunu sordular.

“Günde beşbin zikrullâh, bir cüz Kur’ân-ı Kerîm tilâveti, Delâil-i

Hayrât” diye cevâb verdim. “Evlâdım hastalık nerede ise tedâviye

oradan başlamak lâzım, bu yüzden şimdilik bunları terk edip kalbî

zikre başlayacaksın” buyurdular ve Fakîre inâbe verdiler.”

Akarsu deryâya kavuşmuş; su mecrâını bulmuştu. Cenâb-ı

Hâkk’ın lûtfu inâyeti ile Hz. Sâmî Efendimiz bir kaç ayda seyr-u

sülûkunu ikmâl buyurdular. Daha önce iki yıl devâm edilen

dergâhta olmayan tecellî burada bir kaç ayda olmuştu el-hâmdü

li’llâh. Kısa sürede icâzet ve mutlak hilâfet alan Efendimiz Hazretleri

mürşid-i kâmilin görevine âid şu kıssaları naklediyorlar: “Gençliğimde

dergâha devâm ediyordum. Orada vazîfesi müntesiblerin

ayakkabılarının tozunu almak olan bir dervîş vardı. Bir gün onun

elindeki bezi aldım, pertavsızın (mercek) altına tutarak bir müddet

güneşin altında tuttum. Güneşin harâretinin pertavsız vasıtasıyla

bezin üzerine teksîf edilmesi ile bez tutuştu ve yanmağa başladı.

Dervîş hayretler içinde kaldı.

İşte mürşid-i kâmil, iki cihânın Serveri ve Rahmet Güneşi Nebî

salla’llâhu ‘aleyhi ve sellem Efendimiz’den aldığı nûru müntesiblerden

müsâid kimselerin kalblerine teksîf edip, o nûr-ı Muhammedî

(s.a.v.) ile kalbleri diriltip kemâle erdiren kişidir, bi-izni’llâh. Mürşid-i

kâmil çobana benzer; çoban dağda koyunları otlatırken bacağı

kırılanı orada bırakır mı? Sırtına atıp ağıla kadar getirir. Mürşid-i

kâmil de hiç bir evlâdını bırakmaz ve terk etmez bi-izni’llâh.”

Podden och tillhörande omslagsbild på den här sidan tillhör Mevlana Takvimi. Innehållet i podden är skapat av Mevlana Takvimi och inte av, eller tillsammans med, Poddtoppen.