Eylül geldiğinde hepimiz biraz “yeniden başlama” moduna giriyoruz.

“Bu dönem artık…”

Daha düzenli besleneceğim.
Spora başlayacağım.
Ertelemeyeceğim.
Kendime daha iyi bakacağım.
Bu kez gerçekten devam edeceğim.

Peki sonra neden yine bırakıyoruz?

Belki sorun yeterince istememek, iradesizlik ya da disiplin eksikliği değildir.

Belki sen bir şeyi değiştirmeye çalışırken, içeride başka bir şey sürekli eski düzeni korumaya çalışıyordur.

“Ben böyleyim.”

“Yine beceremeyeceksin.”

“Daha disiplinli olmalısın.”

“Nasıl olsa bozacağım.”

“Önce tamamen hazır olmalıyım.”

Bu bölümde, yeniden başlama döngüsünün arkasındaki yıkıcı iç seslere bakıyoruz.

İç ses nedir?
Her düşündüğümüz şey gerçekten bizim seçimimiz midir?
Kendimize baskı yapmakla sorumluluk almak arasındaki fark nedir?
Ve belki de en önemlisi: Değişmeye çalışırken zihnimiz bize ne söylüyor?

Bu bölüm senden yeni bir hedef koymanı istemiyor.

Tam tersine, bir süreliğine hedef koymayı bırakıp içeride olup biteni fark etmeye davet ediyor.

Çünkü bazen değişimin ilk adımı daha çok çabalamak değil;

kafamızın içinde zaten uzun zamandır konuşan şeyi ilk kez gerçekten duymaktır.

Bir sonraki bölümde ise bir adım daha aşağıya ineceğiz:

“Daha az yemek, daha disiplinli olmak, kontrolü kaybetmemek…”

Bunlar gerçekten istediğimiz şeyler mi?

Yoksa bunların altında başka bir ihtiyaç mı var?

🎧 Dinle ve bu kez yeniden başlamadan önce kendine başka bir soru sor.

Podden och tillhörande omslagsbild på den här sidan tillhör Ceylan Ulusoy. Innehållet i podden är skapat av Ceylan Ulusoy och inte av, eller tillsammans med, Poddtoppen.