İkinci Maksad’ın Hâtimesi: Bir zaman ehadiyete dâir bir tefekkürde bulunduğum zaman, odamın yanındaki çınar ağacının meyvelerine baktım. Arabiyyü’l-ibâre bir silsile-i tefekkürkalbe geldi. Nasıl gelmiş ise, öyle Arabî olarak yazıp, sonra kısa bir meâlini söyleyeceğim. İşte:نَعَمْ فَالْاَثْمَارُ وَالْبُذُورُ مُعْجِزَاتُ الْحِكْمَةِ خَوَارِقُ الصَّنْعَةِ هَدَايَا الرَّحْمَةِ بَرَاه۪ينُ الْوَحْدَةِ بَشَٓائِرُ لُطْفِه۪ ف۪ي دَارِ الْاٰخِرَةِ شَوَاهِدُ صَادِقَةٌ بِاَنَّ خَلَاقَهَا لِكُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ كُلُّ الْاَثْمَارِ وَالْبُذُورِ مَرَايَا الْوَحْدَةِ ف۪ٓي اَطْرَافِ الْكَثْرَةِ اِشَارَاتُ الْقَدَرِ رُمُوزَاتُ الْقُدْرَةِ بِاَنَّ تَاكَ الْكَثْرَةَ مِنْ مَنْبَعِ الْوَحْدَةِSayfa 285تَصْدُرُ شَاهِدَةً لِوَحْدَةِ الْفَاطِرِ فِي الصُّنْعِ وَالتَّصْو۪يرِ ثُمَّ اِلَي الْوَحْدَةِ تَنْتَه۪ي ذَاكِرَةً لِحِكْمَةِ الْقَادِرِ فِي الْخَلْقِ وَالتَّدْب۪يرِ وَكَذَاهُنَّ تَلْو۪يحَاتُ الْحِكْمَةِ بِاَنَّ صَانِعَ الْكُلِّ بِكُلِّيَّةِ النَّظَرِ اِلَي الْجُزْئِيِّ يَنْظُرُ ثُمَّ اِلٰي جُزْئِه۪ٓ اِذْ اِنْ كَانَ ثَمَرًا فَهُوَ الْمَقْصُودُ الْاَظْهَرُ مِنْ خَلْقِ هٰذَا الشَّجَرِ فَالْبَشَرُ ثَمَرٌ لِهٰذِهِ الْكَٓائِنَاتِ فَهُوَ الْمَطْلُوبُ الْاَظْهَرُ لِخَالِقِ الْمَوْجُودَاتِ وَالْقَلْبُ كَالنَّوَاةِ فَهُوَ الْمِرْاٰةُ الْاَنْوَرُ لِصَانِعِ الْكَٓائِنَاتِ مِنْ هٰذِهِ الْحِكْمَةِ صَارَ الْاِنْسَانُ الْاَصْغَرُ ف۪ي هٰذِهِ الْمَخْلُوقَاتِ هُوَ الْمَدَارُ الْاَظْهَرُ لِلنَّشْرِ وَالْمَحْشَرِ ف۪ي هٰذِهِ الْمَوْجُودَاتِ وَالتَّخْر۪يبِ وَالتَّبْد۪يلِ لِهٰذِهِ الْكَٓائِنَاتِBu Arabî fıkranın mebdei şudur:فَسُبْحَانَ مَنْ جَعَلَ حَد۪يقَةَ اَرْضِه۪: مَشْهَرَ صَنْعَتِه۪.. مَحْشَرَ حِكْمَتِه۪: مَظْهَرَ قُدْرَتِه۪: مَزْهَرَ رَحْمَتِه۪.. مَزْرَعَ جَنَّتِه۪: مَمَرَّ الْمَخْلُوقَاتِ: مَس۪يلَ الْمَوْجُودَاتِ: مَك۪يلَ الْمَصْنُوعَاتِ: فَمُزَيَّنُ الْحَيْوَانَاتِ مُنَقَّشُ الطُّيُورَاتِ: مُثَمَّرُ الشَّجَرَاتِ: مُزَهَّرُ النَّبَاتَاتِ: مُعْجِزَاتُ عِلْمِه۪: خَوَارِقُ صُنْعِه۪: هَدَايَا جُودِه۪: بَشَٓائِرُ لُطْفِه۪: تَبَسُّمُ الْاَزْهَارِ: مِنْ ز۪ينَةِ الْاَثْمَارِ تَسَجُّعُ الْاَطْيَارِ ف۪ي نَسْمَةِ الْاَسْحَارِ تَهَزُّجُ الْاَمْطَارِ عَلٰي خُدُودِ الْاَزْهَارِ تَرَحُّمُ الْوَالِدَاتِ عَلَي الْاَطْفَالِ الصِّغَارِ تَعَرُّفُ وَدُودٍ تَوَدُّدُ رَحْمٰنٍ تَرَحُّمُ حَنَّانٍ تَحَنُّنُ مَنَّانٍ لِلْجِنِّ وَالْاِنْسَانِ وَالرُّوحِ وَالْحَيْوَانِ وَالْمَلَكِ وَالْجَٓانِّ..İşte bu Arabî tefekkürün kısa bir meâli şudur ki:Bütün meyveler ve içindeki tohumcuklar, hikmet-i Rabbâniyenin birer mu‘cizesi, san‘at-ı İlâhiyenin birer hârikası, rahmet-i İlâhiyenin birer hediyesi, vahdet-i İlâhiyenin birer burhân-ı maddîsi, âhirette eltâf-ı İlâhiyenin birer müjdecisi, kudretinin ihâtasına ve ilminin şumûlüne birer şâhid-i sâdıkoldukları gibi; şunlar âlem-i kesretin aktârında ve şu ağaç gibi tekessür etmiş bir nevi‘ âlemin etrafında vahdet aynalarıdırlar. Enzârı kesretten vahdete çeviriyorlar. Lisân-ı hâl ile her birisi der: “Dal budak salmış şu koca ağacın içinde dağılma, boğulma. Bütün o ağaç bizdedir. Onun kesreti vahdetimizde dâhildir. Hatta her meyvenin kalbi hükmünde olan her bir çekirdek dahi, vahdetin birer maddî aynası oldukları gibi, zikr-i kalbî-i hafîile koca ağacın zikr-i cehrîsûretiyle çektiği ve okuduğu bütün esmâyı zikreder, okur.” Hem o meyveler, tohumlar vahdetin aynaları oldukları gibi; kaderin meşhûd işârâtı ve kudretin mücessem rumûzâtıdır ki, kader onlar ile işaret eder. Ve kudret o kelimeler ile remzen der:Sayfa 286“Nasıl ki, şu ağacın kesretli dal ve budakları bir tek çekirdekten gelmiş. Ve şu ağacın san‘atkârının îcâd ve tasvîrde vahdetini gösteriyor. Sonra şu ağaç, dal ve budak salıp tekessür ve intişâr ettikten sonra, bütün hakîkatini bir meyvede toplar. Bütün ma‘nâsını bir çekirdekte derc eder. Onunla Hâlik-ı Zülcelâl’inin halk ve tedbîrindeki hikmetini gösterir. Öyle de şu şecere-i kâinât, bir menba‘-ı vahdetten vücûd alır, terbiye görür. Ve o kâinâtın meyvesi olan insan, şu kesret-i mevcûdât içinde vahdeti gösterdiği gibi; kalbi dahi îmân gözüyle kesret içinde sırr-ı vahdeti görür.” Hem o meyveler ve tohumlar hikmet-i...
Podden och tillhörande omslagsbild på den här sidan tillhör
Av. Ali Kurt. Innehållet i podden är skapat av Av. Ali Kurt och inte av,
eller tillsammans med, Poddtoppen.