Allah (c.c.), Kendisi’ne ibadet edilmeye ve hayatın gayesi yapılmaya tek hak sahibidir (Ma’bud-u bi’l-hak, Maksud-u bi’l-istihkak). O, Zâtından dolayı sevilir. Her şey Allah’a bağlıdır ve Allah ile ayakta durmaktadır. Kâinatın yüzünün nûru ve ışığı Allah kelimesidir. Her hakikat Allah’a dayanır ve Allah kelimesinin olmadığı yerde ilimler evham, hayal ve seraptan ibaret kalır. O’nun varlığı o kadar açıktır ki, bir insan, kendisinin ve kâinatın varlığından şüpheye düşebilir, fakat O’- nun varlığında asla şüphe söz konusu değildir. O, tecellilerinin şiddeti veya yoğunluğundan dolayı görülmez. Zâtıyla mevcud-u meçhuldür; eserleriyle tanınır (ma’ruf). Eserleri isimlerine, isimleri sıfatlarına, sıfatları şe’nlerine (şuûn), yani Allah oluşun O’ndan ayrılmaz hususiyetlerini ve tecellilerine, şe’nleri de Zâtına aynadır. O’nun nûru, O’na bakan gözler için bir perdedir. O, ma’bud olduğu için Allah değil, Allah olduğu için mâ’buddur. O, dertlilerin dermanı, yaralı gönüllerin şifasıdır. Kalbler, O’nu anmakla oturaklaşır. O’nu bulan her şeyi bulmuş, O’nu yitiren de her şeyi yitirmiştir demektir

Podden och tillhörande omslagsbild på den här sidan tillhör Pirlanta Dinle. Innehållet i podden är skapat av Pirlanta Dinle och inte av, eller tillsammans med, Poddtoppen.