Vaktiyle yeşili, çiçeği, suları bol bir köy ve o köyde yaşayan Keloğlan ve anacığı varmış. Kış gelmek üzereymiş. Halk, kışlık yakacaklarını ve yiyeceklerini kilerlerine depolayıp kışı beklemeye başlamışlar...
Ve nihayet kış gelmiş. Ama ne kış! Eskilerin kara kış dediklerinden. Kar bile siyah yağıyormış. Halkın yakacakları bitmiş, yiyecekleri tükenmiş...
Yorganın altında ısınmaya çalışan Keloğlan, gücünü toplayıp yorganın altından çıkmış ve ahıra gitmiş. İneği Sarıkız için ahırın kenar köşesinde kalmış biraz yem bulup Sarıkız'ın önüne koymuş ve ondan anacığı için birazcık da olsa süt vermesini rica etmiş. Sarıkız kendisini zorlasa da yarım tas sütten fazlası çıkmamış. Tası alıp eve yönelen Keloğlan bir de ne görsün! Nereden çıktığı belli olmayan bir beyaz ışık havada süzülüp tasın kenarına konuvermesin mi!..
Podden och tillhörande omslagsbild på den här sidan tillhör
Anlat Eren. Innehållet i podden är skapat av Anlat Eren och inte av,
eller tillsammans med, Poddtoppen.