Oyuncunun görevi üzülmeyi, ağlamayı ya da korkuyu doğrudan “oynamak” değildir. Duygu, doğru koşulların, eylemin ve ilişkinin içinden kendiliğinden ortaya çıkan bir sonuçtur. Bu bölümde Stanislavski’nin duygusal bellekten fiziksel eylemlere uzanan yaklaşımını ele alıyor; kameranın karşısında bir duyguyu göstermeye çalışmak yerine, o duyguyu doğuracak “ateşi yakmayı” konuşuyoruz. Çünkü ateşi yakabilirsiniz; ama sıcaklığı oynayamazsınız.
Podden och tillhörande omslagsbild på den här sidan tillhör
Altkat Sanat. Innehållet i podden är skapat av Altkat Sanat och inte av,
eller tillsammans med, Poddtoppen.